Dikkati Geçmişe Değil, Geleceğe Verin!

ileadmin

Dikkati Geçmişe Değil, Geleceğe Verin!

Doğa bilimci Charles Darwin’den anlamlı bir söz “Hayatta kalmayı başaran türler en güçlü ya da en akıllı olanları değil, değişime en çok uyum sağlayanlardır.”
Bazı eğitimlerimin başında, Dünya ekonomisi ve Türkiye’den bahsederken, ilk cümlem sınırlar kalkıyor ve küreselleşme ile artık işler değişiyor oluyor. 20 yıl önce iPod, BlueRAY, kök hücre, laparoskopik ameliyat veya şimdiki gibi konsol oyunları yoktu. Web tasarımcısı, çağrı merkezi müdürü, sosyal medya uzmanı ve hatta bizim işimizde sıklıkça karşılaştığımız toplantı odalarını veya eğitim salonlarını organize eden teknoloji amirleri, makine mühendisliği okuduğum yıllarda dizayn mühendisleri yoktu. Emin olabilirsiniz ki on yıl sonra da şimdi olmayan pek çok unvan bize çok tanıdık gelecek.

İşinizi ve çalıştığınız şirketinizi düşünün, araştırmalara göre ki danışmalar çok iyi bilir, çoğu şirket en az üç yılda bir büyük değişiklikler gerçekleştiriyor. Sizin iş yerinizde de belirli dönemlerde mutlaka yeniden yapılanmalar ya da küçülmeler gerçekleşmiştir. Departmanlar kapanır, yerine yenileri açılır, herkesin görev yeri değişir, bazıları yeni işe alınırken bazıları da işten çıkartılır.
Değişim çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Bu anlamda şunu söyleyebilirim ki, kariyer ve yönetici koçluğu çalışmalarımda farkındalığı artan bireyler değişime, geleceğe ve etraflarında olup bitenlere daha fazla dikkat etmektedirler. Değişimi takip edip, ödevleri ile birlikte daha fazla araştırma yapıp, yaşanan gelişimin kendileri için oldukça heyecan verici olduklarını düşünüp keyif alıyorlar. Daha fazla bilgi edinmek için harekete geçip ve adım atıyorlar.
Unutulmaması gereken en önemli konu, geleceğin bugünkünden çok farklı olacağını bilmek yeterli değildir. Bu beraberinde farklılıklara ayak uydurmayı ve değişimleri takip etmeyi gerektirir. Bu satırları okuyan ve eğitimlerime katılmış katılımcılarıma burada, eskidendi bir sandal iki de kürek dedemin insanlarında olduğu gibi, şimdi bir sörf tahtamız var ve dalgaların nereden geleceğini bilmek artık mümkün değil desem bu değişimleri takip etmenin önemi hatırlayacaklardır.
Danışmanlar iyi bilir dediğimde bir de onlardan birine bakalım, Ellwood & Atfield şirketi danışmanlarından Jenny Ungless, büyük şirketler ve hükümet kurumları tarafından, donanım ve deneyim sahibi başarılı insanları seçmek için işe alınır. Kendisi şunları söylüyor:
“Deneyimlerime göre, zirvede olan insanlar daha bilgilidir. Siyasetle, teknolojiyle, tarihle, sporla ve kısaca sadece kendi alanlarıyla değil, dünyada olup biten her şeyle ilgilenir. Yüksek performans sergileyen kişiler, e-postalarını kontrol etmek gibi, sadece günlük olarak ilgilenmeleri gereken işlere bakmaz. Okumaya ve araştırmaya zaman ayırırlar ve sonucunda da karşılığını fazlasıyla alırlar.”
Aşılarıyla ünlü, sevdiğim bir insanın bana yatmadan önce kitap okumama ilave olarak aşıladığı, National Geographic kanalında, köpekbalıkları ile ilgili izlediğim bir belgeselde, onların 24 saat boyunca yüzmeleri gerektiğini bilimsel bir şekilde öğrendim. Solungaçlarına sürekli taze su girmesi için daima hareket halindeler ve diğer balıklar gibi kestirebilme veya dinlenme şansları da asla mümkün değil.
Peki, sizce hangisinin hayatta kalma şansı daha fazladır? Köpekbalığı mı, yoksa diğer balık mı? Hareket etmeyen balıkların diğer balıklara yem olması gibi siz de harekete geçmediğiniz sürece gelişimlerden geride kalır, hızla gelişen dünyada balıklara yem olama olasılığınız oldukça fazla olur. Yalnızca burnunuzun dibindekilere odaklanırken, karşınıza çıkan diğer fırsatları kaçırabilirsiniz. Önünüzdekine odaklanırken de resmin bütününü asla gözden kaçırmayın.
Öyleyse uzun vadeli kariyer beklentiniz için siz çalışmaz ve adım atmazsanız, sizin yerinize kim çalışacak?
Can Fırat

Yazar hakkında

admin administrator

Bir cevap yazın